Çay ve Fındık Değerlendirme Raporunu Yayımladı

Tarım ve Orman Bakanlığı, aralarında çay ve fındığın da yer aldığı birçok ürüne ait Ürün Masaları Ürün Değerlendirme Raporlarını yayımladı.

Çay ve Fındık Değerlendirme Raporunu Yayımladı

Tarım ve Orman Bakanlığı "Ürün Masaları"nın incelemeleri doğrultusunda hazırlanan raporda, dünya pazarlarında ilgi gören ürünlerde markalaşmaya gidilmesi ve ürünlerin pazarlanması için üreticinin birlikler oluşturması gerektiği belirtildi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin talimatıyla stratejik tarım ürünlerinin izlenmesi amacıyla oluşturulan "Ürün Masaları", Türkiye'nin tarımsal dış ticaretinde söz sahibi olan kiraz, fındık, kayısı, incir ve çayı takibe aldı.

Bakanlıkça stratejik ve fiyatı sık değişen tarım ürünlerinin takip edilmesi amacıyla "Ürün Masaları" kurulurken bu kapsamda bugüne kadar soğan, patates, bakliyat, buğday, ayçiçeği ve pamuk gibi ürünler izlemeye alınmıştı.

"Ürün Masaları" şimdi de Türkiye'nin dış ticaretinde söz sahibi ve tarımsal ihracat gelirine katkısı yüksek fındık, üzüm, kayısı, incir ve kiraz ile bölgesel önemi bulunan çay için piyasa değerlendirme raporu hazırladı.

Üreticiler, sektör temsilcileri ve diğer paydaşların faydalanması amaçlanan raporda, bu ürünlere yönelik uluslararası gelişmeler, saha gözlemleri ve piyasa bilgileri yer aldı.

Çay Değerlendirme Raporunda Doğu Karadeniz Bölgesi illeri Rize, Artvin, Trabzon, Giresun ve Ordu’da 199 bin 645 üretici tarafından 848 bin 801 dekar alanda üretimi yapılan çayın yüzde 63’ünün Rize’de üretildiği ve kentte 126 bin 531 üreticinin yer aldığı belirtilerek, üreticilerin yüzde 80’inin 5 dekar ve altında çay bahçelerine sahip olduğu kaydedildi.

ÇAYKUR’un Rize, Artvin, Trabzon ve Giresun illerinde yer alan 47 yaş çay fabrikasında günlük toplam 9 bin 20 ton çay yaprağı işleme kapasite ile üretim faaliyetine devam ettiği kaydedilen raporda özel sektörün günlük çay yaprağı işleme kapasitesinin yaklaşık 10 bin ton olduğu ifade edildi.

Türkiye’de ve Dünya’da çay üretiminin başlangıcıyla ilgili bilgilerle birlikte çay ithalat ve ihracat rakamlarının derlendiği raporda organik çay üretimi hakkında da bilgiler paylaşıldı.

Çayda ürün alanlarının yenilenmesi önem taşırken 50 dekar alanda damızlık bahçenin oluşturulması ve ihtiyaç olan fidanların bu bahçeden karşılanması amacıyla çalışmalara bu yıl başlanacak.

ÇAYKUR, çay üreticisi ülkelerde ham madde ve iş gücünün ucuz olması nedeniyle rekabet sorunu yaşarken Türk çayında ise organik siyah ve yeşil çayla ihracat potansiyeli bulunuyor. Bu kapsamda, Türk çayının dünya pazarında markalaşması için çalışma yapılması önem taşıyor.

Raporda, 2020 yılı yaş çay rekoltesinin TÜİK 1. tahminine göre 1.4 milyon ton olarak beklendiği kaydedilen değerlendirme sonuçlarında şunlar kaydedildi:

“2019 yaş çay alım fiyatı 2,90 TL, 2020 yaş çay alım fiyatı ise 3,27 TL olarak belirlenmiştir.

2018 yılında 1.48 milyon ton olan üretim miktarı 2019 yılında 1.45 milyon ton olarak gerçekleşmiştir.

2020 yılı çay rekoltesi TÜİK 1. tahminine göre 1.4 milyon ton olarak beklenmektedir.

Çay İhtisas Üniversitesi olan Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nin yürütücü olarak yer aldığı ve TÜBİTAK tarafından finanse edilen ‘‘Çay Bitkisi Gen Havuzunun Oluşturulması ve Ticari Çay Çeşit Adaylarının Belirlenmesi’’ isimli proje, 01.03.2019 tarihinde başlamıştır. Proje ile 4 yılda 50 farklı çeşidin ülkemiz çay sektörüne kazandırılması amaçlanmıştır.

Bakanlığımız 2019-2023 yılı stratejik planında, çaylık alanların yenilenmesi projesi kapsamında, 2020 yılında 50 dekar alanda damızlık bahçenin oluşturulması ve ihtiyaç olan fidanların bu bahçeden karşılanması amacıyla çalışmalara başlayacaktır. Ancak, söz konusu çalışmaların eldeki mevcut çeşitlere göre bölge ekolojisine uygun ve daha nitelikli (kalite ve verim) çeşitlerin geliştirilmesi ile ilgili KAMAG 1007 Projesi'nin tamamlanmasından sonra gerçekleştirilmesi daha uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Bölgede kimyasal gübre kullanımı sonucu yeraltı suları ve toprakta yoğun bir kirlenme olması nedeniyle Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nin öncülüğünde 20 örnek parselde organik gübre denemeleri yapılmış olup bu yılın 2. yarısında bölge ve çay için en uygun organik gübrenin deneme sonuçları üreticilerle paylaşılacaktır.

Çay alım fiyatının yüksek olması, paketlenmiş kuru çay fiyatlarının düşük olması, özel sektör işletmelerinin finans problemleri yaşaması ve buna bağlı olarak özel sektör tarafından yaş çaya düşük fiyat verilmesi nedeniyle üreticilerin yaş çayı ÇAYKUR’a satmayı tercih etmesi sonucu 2019 yılı 1. sürgün döneminde ÇAYKUR’un yaş çay alım miktarı son 20 yılın en yüksek rakamına ulaşmıştır.

Dünyadaki çay üreticisi ülkelerin az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkeler olması ve bu ülkelerde hem işgücünün hem de ham maddenin ucuz olması ile birlikte bu ülkelerdeki maliyetlerin düşüklüğü nedeniyle ÇAYKUR dış pazardaki diğer üretici ülkelerle yarışamamaktadır.

Çay sektöründe dünya ticaretinin yapısına ve talep durumuna bakıldığında Türk çayının, organik siyah ve yeşil çay olarak ihracatında potansiyel fırsatlar olduğu öngörülmektedir.

Etkin ve planlı tanıtım kaynakları kullanılarak Türk çayının dünya pazarında markalaşma çalışmaları yapılmalıdır. Bu sayede miktarı az olsa da yüksek getirili ihracat gerçekleşebilecektir.

Ülkemiz için önemli katma değere sahip çayın marka değerini arttıracak çalışmalar yapmak ve bahçeden bardağa kadar olan süreçleri tekrar değerlendirmek suretiyle çay sektöründeki tüm paydaşların katılımıyla 17-18 Ekim 2019 tarihinde Rize ilinde Çay Çalıştay'ı düzenlenmiştir. Bu çalıştay sonuçlarına göre yürütülen çalışmalar sektöre önemli katkılar sunmaktadır.”

Fındık bahçelerinin gençleştirilmesi

Fındıkta, ilaçlama, gübreleme eksikliği ile yabancı ot gibi nedenlerle oluşan verim düşüklüğünün önlenmesi gerekiyor. Fındık bahçelerinde bakım hizmetlerinin yeterince yerine getirilmemesi nedeniyle profesyonel bahçe bakım hizmetleri veren şirketlerin devreye girmesi önem taşıyor.

Ekonomik ömrünü tamamlamış bahçelerin plan dahilinde gençleştirilmesi ve yenilenmesi öngörülüyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER