Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Altınordu Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen Ordu Stadyumu, Fatsa OSB ve eğitim yatırımları ile yapımı tamamlanan diğer projelerin toplu açılış töreninde halka hitap etti.

Ordu'ya yaklaşık 3-3,5 yıldır gelmediklerini belirten Erdoğan, deniziyle yaylasıyla yeşiliyle ve insanıyla Ordu'yu özlediklerini, Ordu'nun da kendilerini özlediğini muhteşem katılıma bakarak gördüklerini ifade etti.

"Rabb'im birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin. Rabb'im son nefesimize kadar, bize hep böyle bir muhabbet nasip etsin." diyen Erdoğan, Ordu türküsünde yer alan "Yola giden yorulmaz/ Gölün suyu durulmaz/Andır kalsın sevdalık/ evde barkta durulmaz." dizelerini okudu.

Ordu'yla beraber yol yürüdükleri müddetçe yorulmayacaklarını belirten Erdoğan, "Ülke ve millet sevdası yüreğimizde olduğu müddetçe dünyaya sığmayız. Türkiye'nin 81 vilayeti ile birlikte Ordu'ya hizmet etmek için 20 yıldır gece gündüz çalıştığımızın en yakın şahidi sizlersiniz. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye, spordan sosyal desteklere ülkemizin nereden nereye geldiğini en iyi sizler biliyorsunuz. Demokrasi ve kalkınma mücadelemizde hep yanımızda olan Ordu'ya şükranlarımı sunuyorum. Geçtiğimiz 20 yılda gerçekleştirdiğimiz eser ve hizmetlerin üzerinde ülkemizi 2053 vizyonuna da yine sizlerle birlikte hazırlayacağız." diye konuştu.

Eskiden dünyada işler yolunda giderken Türkiye'nin, istikrarsızlığın, güvensizliğin, kısır çekişmelerin, kifayetsiz siyasetçilerin bedelini krizlerle ödediğini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

RTEÜ ile DOKAP Arasında Protokol İmzalandı RTEÜ ile DOKAP Arasında Protokol İmzalandı

"Üstelik bu krizler, öyle krizlerdi ki sadece elimizdeki avucumuzdakini kaybetmekle kalmaz, geleceğimizi de ipotek altına sokardık. Bugün gelişmiş ülkeler başta olmak üzere bütün dünya krizlerin pençesinde kıvranırken, biz istihdamımızla üretimimizle ihracatımızla dolu dizgin hedeflerimize doğru ilerlemeyi sürdürüyoruz. Elbette bizim de sıkıntılarımız yok değil, var ama biz bunları aşabilecek güçteyiz, biz bunları aşabilecek kapasitedeyiz. Hamdolsun, elimizdeki imkanlar ve önümüzdeki fırsatlar bunlardan katbekat fazladır. Hatırlarsanız yıllarca bu ülkeyi vesayet ve tek parti yönetimiyle milli iradeyi yok sayarak darbelerle sürekli demokrasimizi budayarak, koalisyonlarla siyaseti felç ederek, ideolojik, etnik ve mezhebi gerilimlerle milli bünyemizi zayıflatarak, yokluk ve yoksullukla insanımızın belini bükerek... Aramızda benim yaşça benden daha büyük olan ablalarım, ağabeylerimiz var. O CHP'nin hani o karneyle benzin dağıtılan, karneyle ekmek dağıtılan dönemleri vardı ya, elhamdülillah bizim iktidarımızda böyle bir şey var mı? Yok. Bunlar, terörle canımıza ve huzurumuza kast ettiler. "

Şimdi terörle mücadelede Gabar'da, Tendürek'te, Bestler Deresi'nde terörün belini kırdıklarını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artık terör diye bir bela var mı? Bu Ordu, terörün ne menem şey olduğunu gayet iyi bilir. Bu Ordu, Terzi Fikri'yi de iyi bilir. Onların bedelini bu Ordu çok ödedi çok ama artık böyle bir şey var mı? Yok. Yardım ve benzeri sinsi görüntüler altında üretimimizi, sanayimizi, ticaretimizi kısır bıraktılar. Beşinci kol faaliyetleriyle ordumuzu, diplomasimizi, akademimizi, medyamızı kontrol altında tutarak, velhasıl bizi dört bir yandan kuşatarak adeta esir almışlardı. Rahmetli Menderes'in, rahmetli Özal'ın, rahmetli Erbakan ve Türkeş'in verdiği mücadele siyasi olmanın ötesinde bir istiklal ve istikbal mücadelesiydi. Biz de işte bu büyük davanın son temsilcisi olarak, bundan 21 yıl önce sizlerin huzuruna geldik. Milletimizden aldığımız destekle 20 yıldır ülkemizi yönetirken attığımız her adımda bu kavganın farklı yüzleriyle karşılaştık. Türkiye'yi siyasi ve ekonomik olarak ayaklarındaki prangalardan kurtardıkça gördük ki 20 yılda asırlık işler yapmak mümkünmüş."

"Bu ülkenin eğitim altyapısını 20 yılda baştan sona yenilemek mümkünmüş"

Seçilme yaşının AK Parti iktidarı döneminde 18'e indiğini dile getiren Erdoğan, "Bu CHP ve yandaşları bunlar gençliğimize güvenmezler ve gençlikten korkarlar. Evet, bu ülkenin eğitim altyapısını 20 yılda baştan sona yenilemek mümkünmüş. Evet, bu ülkenin sağlık sistemini 20 yılda baştan sona adeta sıfırdan kurmak mümkünmüş. Evet, bu ülkenin yoldan havalimanına, konuttan baraja temel ihtiyaçlarını 20 yılda karşılamak mümkünmüş." dedi.

Ordu Giresun Havalimanı'nı yaptıklarını anımsatan Erdoğan, "Çünkü Ordu'ya da Giresun'umuza da böyle bir havalimanı yakışırdı onun için bunu bitirdik. Artık benim Ordulu, Giresunlu kardeşlerim havalimanından istifadeyle çok kısa zamanda rahatlıkla Ordu'ya ve Giresun'a gelip gidiyor mu? Gelip gidiyor. Demek ki aşkınan koşan yorulmaz. İşte biz de bunu yaptık. Şimdi benim Ordulu kardeşim rahatlıkla uçağına biniyor. Ordu Giresun Havalimanı'na geliyor. Giresunlu kardeşim hemşehrim uçağına biniyor ve havalimanına iniyor. Buradan da hemen 45 dakikada, yarım saatte evine gidiyor. Demek ki oluyormuş." ifadelerini kullandı.

"Bugünkü sıkıntıları da çözeceğiz, bundan sonraki atılımları da gerçekleştireceğiz"

Erdoğan, bu ülkenin her vatandaşının hak ve özgürlük talebini karşılayacak demokratik reformları 20 yılda gerçekleştirmenin de mümkün olduğunu vurgulayarak, "Evet, bu ülkenin uluslararası itibarını, güvenlikten diplomasiye kadar her alanda 20 yılda zirveye çıkarmak mümkünmüş. Biz, tüm bunları nasıl başardıysak inşallah bugünkü sıkıntıları da çözeceğiz, bundan sonraki atılımları da gerçekleştireceğiz. Artık bu ülkeyi de bu milleti de 20 yıl öncesine geri götürmeye, hedeflerinden vazgeçirmeye, kazanımlarını elinden almaya kimsenin gücü yetmez." diye konuştu.

Türkiye üzerine hesapları olanların hangi hevesler ve hazırlıkların içinde olduğunu bildiklerini dile getiren Erdoğan, "Çok beklerler. Artık sinsi oyunlarla istikameti belirlenen, her 10 yılda bir hizaya getirilen, her 20 yılda bir geriye götürülen Türkiye yok. Yaşanan her küresel kriz, bize rüyaların ülkesi gibi gösterilen yerlerin tehditler karşısında nasıl kırılgan, nasıl nobran, nasıl riyakar olabildiğini göstermiştir." ifadelerini kullandı.

Ülke ve millet olarak hem insani sınamalardan alın akıyla çıktıklarını hem de çıkarları koruma hususunda en küçük taviz vermediklerini belirten Erdoğan, "Şimdi önümüzde ne var? 2023. 2023'i inşallah hedeflerimize ulaşarak ve kazanımlarımızdan taviz vermeyerek atlattığımızda önümüzde yepyeni bir dünya, yepyeni bir gelecek olduğunu beraberce göreceğiz değil mi? Yepyeni bir Türkiye'nin inşa edileceğini de göreceğiz değil mi?" diye konuştu.

"Benim Ordulum böyle işte. Haddini bildirmekse bildirir"

Meydanda asılı olan, "Fındık dalda tekleme, altılı masa Ordu'dan oy bekleme" pankartını okuyan Erdoğan, "Benim Ordulum böyle işte. Haddini bildirmekse bildirir." dedi.

"Fındığın uğuru Ordu'nun gururusun." "Dev hizmetler mega projeler Reisin Ordu'su artık çok güzel." pankartlarını da okuyan Erdoğan, Ordu'nun her geçen gün daha güzel olacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meydanı dolduran vatandaşlara yönelttiği, "Ordu, 2023'te tercihini büyük ve güçlü Türkiye'den yana yapmaya hazır mısın? Ordu, evlatlarımıza bırakacağımız en önemli miras olan 2053 vizyonuna sahip çıkacak mısın? Ordu, ülkemize diz çöktürmenin milletimize boyun eğdirmenin peşinde olanların heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakmaya var mısın? Ordu, bu kutlu mücadelede yanımızda mısın?" sorularına "Evet" yanıtını alınca da "Rabbim hepinizden razı olsun." karşılığını verdi.

Bir Ordu türküsündeki, "Sahipsiz evlerde baca tüter mi? Yapraksız dallarda bülbül öter mi?" dizesini okuyan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Siz ülkenin 20 yıllık kazanımlarına sahip çıktıkça, siz demokrasi ve kalkınma mücadelemizde yanımızda olmayı sürdürdükçe, siz sandıkta bu kardeşinize ve ekibine en güçlü desteği verdikçe inşallah ne ülke sahipsiz kalacaktır ne Ordu sahipsiz kalacaktır ne büyük ve güçlü Türkiye davası sahipsiz kalacaktır.

Biz ülkemize kazandırdıklarımızı anlattıkça birilerinin yüreği öyle daralıyor ki anlatamam. Çıldırıyorlar. Bu daralmanın etkisiyle bizim zaten yaptığımız veya yapma hazırlıklarını yürüttüğümüz hizmetleri sanki kendi akıllarıymış, sanki kendi vaatleriymiş gibi sahiplenmeye kalkıyorlar. Bunların eser namına hiçbir müktesebatları zaten bulunmuyor. Hizmet namına da bir dönem başında bulundukları kurumları batırmaktan, milleti rezil kepaze etmekten başka maharetleri görülmemiştir. Bunlar elif görse mertek sanacak. Bu kifayetsizlerin çırpınışlarını istihzayla seyrediyoruz."

"Bay Kemal lafını ismi yerine kullanmaya başladı"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir zamanlar SSK'nin başında olduğunu anımsatarak hastanelerin o dönemki durumlarına işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Şimdi hastanelerimizin her biri, birbirinden güzel. İnşallah bir şehir hastanesi de Ordu'ya yapıyoruz. Cehalet öyle bir seviyede ki bizim kendisiyle dalga geçmek için ifade ettiğimiz laflardan medet umacak kadar dibe batmış vaziyette. Biliyorsunuz, bu zata zaman zaman 'Bay Kemal' diyerek takılıyorum. En sonunda kendi de bunu kabul etti. 'Bay Kemal' lafını öylesine benimsemiş ki ismi yerine bunu kullanmaya başladı. Halbuki biz ülke ve millet hayrına hiçbir siyaset üretmeyip anamuhalefet koltuğunu yıllardır yalan ve iftiradan ibaret söylemlerle işgal ettiği için kendisine bu unvanı vermiştik. Ama eksik yapmış. 'Bay Kemal' lafının altına bir de CHP Genel Müdürü unvanını eklemesi lazım. Hatta seçimden sonra buna ekleyeceği 'Emekli CHP Genel Müdürü' ibaresini de şimdiden hazırlarsa iyi olur."

"Yıllardır kendisine gel yalan ve iftira siyasetini bırak, bizimle eser ve hizmet siyasetinde yarış dedik ama maalesef dinletemedik" diyen Erdoğan, "Çünkü eser ve hizmet siyaseti demek; millet için dertlenmek, milletle birlikte dertlenmek, milletle birlikte yol yürümek, milletle birlikte gerektiğinde namluların karşısına dikilmek demek. Bunların milletin değerleri ve dertleriyle bir ilgileri olmadığı gibi sıkıya geldiklerinde de kaçıp tenha bir köşede kahve yudumlayıp televizyon seyretmeyi tercih ettiklerini 15 Temmuz'dan hatırlıyorsunuz değil mi?" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Saat 23.15'te Atatürk Havalimanına geliyor ve oradan FETÖ'cülerin, tankların arasından Bakırköy Belediye Başkanının evine gidiyor. Ben de saat 01.00'e doğru Atatürk Havalimanına iniyorum. Adam yalancı, diyor ki 'Haberim olsaydı ben beklerdim.' On binlerce kişi orada bekliyor. On binlerce kişinin aşkı sende yok. On binlerce kişinin derdi sende yok. Sen korkaksın korkak. Eserde ve hizmette gözlerinin olmadığını zaten biliyorduk da bu kadar yüreksiz çıkmaları bize dokundu. Bunlar, eser ve hizmetlerimizi saydıkça, milletimizle kucaklaşıp geleceği konuştukça bunalıma giriyor."

Ordu'ya yapılan yatırımlar

Ordu'ya 20 yılda yapılan yatırımları da anlatan Erdoğan, şunları dile getirdi:

"Son 20 yılda Ordu'ya toplamda 32 milyar lira kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 3 bin 81 adet yeni derslik inşa ettik. Üniversitemizi bu şehre kim kazandırdı? Biz kazandırdık. Gençlik ve sporda 4 bin 290 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Biri stadyum olmak üzere toplam 39 adet spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, şehit yakınlarımıza, yaşlılarımıza, engellilerimize toplamda 4,5 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 12'si hastaneden oluşan toplam 52 adet sağlık tesisi kazandırdık. Ordu şehir hastanemizle birlikte 5 sağlık tesisinin inşası, 7 sağlık tesisinin ise ihale proje ve arsa süreci devam ediyor."

Erdoğan, Ordu'da 4 bin 495 konut yaparak hak sahiplerine teslim ettiklerini, 74 konutun yapımının da devam ettiğini bildirdi.

Ayrıca Ordu'daki 5 alanda kentsel dönüşüm çalışmalarının sürdüğünü belirten Erdoğan, Altınordu, Kabataş ve Gürgentepe millet bahçelerinde çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini kaydetti.

Ulaştırmada 54 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 152 kilometreye ulaştırdıklarını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yaptığımız tünellerle uzakları yakın ettik. Yapımı süren Ordu-Mesudiye-Koyulhisar yoluyla, Ordu-Ulubey ayrımı-Kabadüz yolunu yıl sonuna kadar tamamlamayı planlıyoruz. Toplam maliyeti 6,2 milyar lira olan proje bünyesinde tünellerin, köprülerin olduğu Ordu çevre yolunun kalan kesimlerini de inşallah seneye tamamlıyoruz. Türkiye'nin ve Avrupa'nın ilk denize dolgu yapılarak inşa edilen Ordu-Giresun Havalimanını ilimize kazandırdık. Dünyada 5 tane deniz üzerinde havalimanı var. Bir tanesi Ordu-Giresun, bir tanesi de Rize-Artvin Havalimanı. Biz yaparız. Öyle herkesin yapacağı iş değil bu. Biz yaptık ve şu anda da hemşehrilerimiz, halkımız bundan istifade diyor. Ordu-Giresun Havalimanımızın yolcu sayısı geçtiğimiz yıl 740 bin 653 olarak gerçekleşti.

Tarım ve ormanda Ordu'ya 3 baraj ile bir gölet inşa ettik. Korgan, Kumru, Kırtaş ve Çağlayan barajlarının da yapımı devam ediyor. İnşa ettiğimiz 70 adet taşkın koruma tesisiyle Ordu şehir merkezi, 68 yerleşim yeri ve yaklaşık 5 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği için 13 adet taşkın koruma tesisiyle ilgili çalışmalara devam ediyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordulu çiftçilere son 20 yılda toplam 4,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini belirtti.

Şehre iki organize sanayi bölgesi, 1 araştırma geliştirme merkezi kurduklarını ifade eden Erdoğan, Ordulu iş adamlarına toplamda 2 milyar lira tutarında prim teşviki verdiklerini kaydetti.

Çalışma hayatına verdikleri desteklerle ildeki aktif sigortalı oranını yüzde 59 seviyesinde artırdıklarını da aktaran Erdoğan, Ordu'ya, Fatsa'ya ve Ünye'ye doğal gaz arzı sağladıklarını, gelecek 4 yıllık dönemde Akkuş, Aybastı, Çaybaşı, Gölköy, Gülyalı, İkizce, Kabadüz, Korgan, Kumru, Perşembe ve Ulubey'i de doğal gaza kavuşturacaklarını açıkladı.

Açılışı yapılan eserler

Bugün açılışı yapılan eserlere ilişkin de bilgi veren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Kamu kurumlarımız ve hayırseverlerimiz tarafından 1,2 milyar liralık yatırımla ilk genelinde toplam 735 dersliğe sahip 60 okul inşa edildi. Ordu Stadını 485 milyon liralık bir yatırımla tamamlayarak şehrimizi 20 bin kişilik bir tesisle buluşturduk. Fatsa Organize Sanayi Bölgesinde toplamda 2 bine yakın istihdam oluşturan 577 milyon liralık bir yatırımla inşa edilen 11 fabrikayı üretime geçirdik. Tüm bu yatırımların Ordu'muza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu eserleri şehrimize kazandıran bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, hayırseverlerimizi, iş insanlarımızı tebrik ediyorum."