2022 yılı yaş çay fiyatını değerlendiren CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu ''üreticiyi mağdur eden asıl sorun ÇAYKUR’un alım fiyatı değil, özel sektörün alım fiyatıdır'' dedi.

14 Mayıs'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan yaş çay taban fiyatını değerlendiren CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu verilen fiyatın ÇAYKUR’un alım fiyatı olduğunu özel sektörün bu fiyattan alım yapmadığını söyledi. Verilen %73,16'lık zammın TÜİK'in açıkladığı enflasyona göre iyi olduğunu ancak geçen yıl fiyatın düşük olması nedeni ile zammın yetersiz olduğunu belirten Bekaroğlu: "2022 yılı yaş çay fiyatı %73,16 artışla 6,70 TL, destekleme primi de 30 Krş. olarak belirlendi. TÜİK’in enflasyon hesabına göre iyi fiyat olduğu düşünülse de gerçek enflasyon rakamları TÜİK’in açıkladığının çok üzerindedir. Girdi maliyetleri, özellikle gübre fiyatlarındaki %300’lük artış ve ayrıca geçen yıl verilen fiyatın düşüklüğü dikkate alındığında 2022 yılı yaş çay fiyatının en az 9 TL olması gerekiyordu. Maalesef bu olmadı ama üreticiyi mağdur eden asıl sorun ÇAYKUR’un alım fiyatı değil, özel sektörün alım fiyatıdır. ÇAYKUR’un alım fiyatı önemlidir ama çaydaki temel problem, hasat olgunluğuna gelen çayın bir an evvel hasat edilme zorunluluğu bulunması, hasat edilen çayın bekletmeksizin fabrikalarda işlenme zorunluluğu olması ve bu zorunlu halin fırsatçı özel sektör işletmeleri tarafından kötüye kullanılmasıdır. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Yaş çay taban fiyatını açıklıyorum” diyerek 2022 yaş çay alım fiyatını ilan etti. Oysa çayda taban fiyat uygulanmamaktadır. Sayın Cumhurbaşkanı’nın açıkladığı fiyat, ÇAYKUR’un alım fiyatıdır. Yaş çay alımında ‘taban fiyat’ uygulanması için verdiğimiz Kanun teklifi, kendi partisinin ve ortağı olan partinin milletvekillerince reddedilmişti. Eğer, verdiğimiz Kanun teklifini kendi milletvekilleri onaylasaydı, dün açıklanan fiyat yaş çay taban fiyatı olacaktı ve özel çay şirketleri de yaş çayı üreticiden bu fiyattan satın alacaktı. 

Doğu Karadeniz’de üretilen yaklaşık 1 milyon 500 bin ton yaş çayın % 50-55’ini ÇAYKUR almaktadır ve Cumhurbaşkanı’nın açıkladığı fiyat bu kısmıyla ilgilidir. Yaş çayın diğer yarısını özel firmalar satın almakta ve çay üreticisinin mağduriyeti bu noktada ortaya çıkmaktadır. ÇAYKUR yıllarca yeni fabrika kurmadığı için kapasitesi düşük kalmıştır. ÇAYKUR’da kapasite doygunluğuna ulaşıldığı zaman fabrikalarda oluşan izdiham nedeniyle kontenjan uygulamasına geçilmekte, müstahsilden aldığı yaş çay miktarı dekar başına 30 kg’dan başlayarak 10 kg’a kadar düşürülmektedir. İşte bu noktada devreye giren özel şirketler fırsatçılık yaparak üreticiden yaş çayı ÇAYKUR’un alım fiyatının çok altında fiyata almakta, ödemeleri zamana yaymakta yahut para yerine kuru çay vermektedirler. Geçtiğimiz yıl 3,87 TL olan 1 kg. yaş çay, bu şirketlerce 2,50-2,70 TL’den alınmış ve bu şekilde çay üreticisinin 1 Milyar TL’si birkaç özel şirkete haksız şekilde aktarılmıştı. 

 

Sonuç olarak; ÇAYKUR kapasitesini artırmadığı için çay üreticisi özel firmalara mecbur bırakılıyor ve sözümona piyasa ekonomisi şartlarında alınterinin karşılığı olan para bu firmalara aktarılıyor. 

Geçmiş yıllarda Sayın Erdoğan Rize’de özel sektörün düşük fiyattan çay almasını pankartla kendisine şikâyet eden hemşehrilerini, “Ben oraya karışmam, bana mı sordunuz da özele çay verdiniz” diye azarlamıştı. Oysa kendisi, ÇAYKUR kapasite artırmadığı için vatandaşı özel firmalara çayını vermek zorunda bırakan, tarım politikalarını belirleyen Hükümet’in başkanıydı. Yani, vatandaşın parasının birkaç kişiye aktarılmasının doğrudan sorumlusudur. 

45 Çay Fabrikasından sonra En Önemli Hizmet 45 Çay Fabrikasından sonra En Önemli Hizmet

Bu sorunun çözümü vardır elbette. Üreticinin sömürülmesini önlemek için çay alım fiyatları taban fiyat olmalı ve özel sektörün bu fiyatın altında çay alması yasaklanmalı. Bunu söylediğimizde bizim karşımıza piyasa ile geliyorlar; taban fiyat zorlamaymış, serbest piyasanın olduğu yerde zorlama olmazmış! Türkiye’de serbest piyasa uygulandığı yok, bu büyük bir yalan; burada devlet çay üreticilerinin karşısında, birkaç tane çay şirketinin yanında yer almaktadır. ÇAYKUR yeni fabrikalar kurarak bölgede üretilen yaş çayın tamamını alabilecek kapasiteye ulaşmalıdır. O zaman özel sektör ÇAYKUR’un verdiği fiyatı, hatta bunun üstünü vermek zorunda kalır. Aksi taktirde şimdi olduğu gibi devlet fırsatçı özel sektörün milleti soymasının aracı olmaya devam eder. "