ABD yollarının tozunu attıran 'Şoför Nebahat'

Yeşil Kart çekilişiyle geldiği ABD’de, oğluna tek başına bakmak zorunda kalan Aysel Demir Güven, meslek olarak belirlediği 'limuzin şoförlüğü' ile ön yargıları yıktı.

ABD yollarının tozunu attıran 'Şoför Nebahat'

Yeşil Kart (Green Card) çekilişiyle geldiği ABD’de eşinden ayrıldıktan sonra oğluna tek başına bakmak zorunda kalan Aysel Demir Güven, meslek olarak belirlediği “limuzin şoförlüğü” ile ön yargıları yıktı.

GÖRDÜĞÜ ŞİDDET NEDENİYLE EVLİLİĞİNİN BİTİRDİ

Şikago’nun nam-ı diğer Şoför Nebahat’ı, 14 yıl önce çekilişle kazandığı Yeşil Kart ile başlayan ABD macerasını AA muhabirine anlattı. O zamanki eşi ve 3 yaşındaki oğlu ile geldikleri New Jersey eyaletinde yaklaşık 2 yıl yaşadıktan sonra farklı eyaletlerde iş yerleri açtıklarını dile getiren Güven, gördüğü şiddet nedeniyle ABD’ye geldikten 5 yıl sonra evliliğinin bittiğini söyledi.

Kendisine ait 3 bin ABD doları limitli kredi kartı ile ABD’de ikinci kez hayat kurmak zorunda kaldığını belirten Güven, "Oğlum Canberk’e son 9 yıldır hem analık hem de babalık yapmaya çalışıyorum. Bu süreçte zaman zaman birden fazla işte çalışmak zorunda kaldım. Her zaman kendi işimi yapmayı istiyordum ve limuzin şoförlüğünü çok fazla yatırım gerektirmediği için tercih ettim." diye konuştu.

BANA "ŞOFÖR NEBAHAT" DİYE HİTAP EDİYORLAR

Şikago’da çalışan çok sayıda Türk erkek limuzin şoförü olduğuna işaret eden Güven, "Bir kadın için limuzin şoförlüğü gerçekten zor bir meslek. Bugüne kadar ABD’de tam zamanlı çalışan bir kadın limuzin şoförü duymadım, görmedim. Başlangıçta diğer şoförler de beni yadırgamışlardı ama şimdi aile gibi samimi bir çalışma ortamımız var. Bana genelde "Şoför Nebahat" diye hitap ediyorlar" dedi.

Oğlu ile hayata ikinci kez başladığında akıcı bir İngilizceye sahip olmadığını dile getiren Güven, oğlunu okula gönderirken, kendisinin de İngilizce öğrenip, güzellik uzmanlığı eğitimi aldığını kaydetti.

Güven, "Oğlumun eğitimini burada tamamlayabilmesi için ABD’de kalıp savaşmayı tercih ettim. Burada kalabilmek için kendimi de geliştirmek zorundaydım ve her türlü kötü koşula rağmen bunun için mücadele ettim" şeklinde konuştu.

ABD’de yaşasa da içindeki vatan sevgisinin asla azalmadığının altını çizen Güven, "Türkiye sevdalısıyım. Aracıma binen müşterilere Türkiye’yi anlatır, kültürümüz hakkında bilgi veririm. Dileyen müşterilere Türk yiyeceklerinden ikram eder, Türk müziği dinletirim. Ne zaman ülkem hakkında kötü bir haber alsam ağlarım. En büyük hayalim oğlumun eğitimini tamamlamasının ardından ülkeme dönmek" ifadelerini kullandı.

EŞİ DE LİMUZİN ŞOFÖRÜYDÜ

Mesleğinin zor yanları sorulduğunda ise Güven, "Mesleğimizin en zor yanı güvenlik konusu. Şikago güzel olduğu kadar zor bir şehir. Özellikle ‘Burada yaşamıyorsan, buraya gelme’ diye ifade edilen bölgelere gitmem gerektiğinde, saçlarımı toplayıp, şapka takarak kamufle olmaya çalışıyorum" dedi.

Güven, mesleğine dair yaşadığı zorlukları da şöyle anlattı: "İşe yeni başladığım dönemde çalıştığım şirketten aldığım iki kişinin uyuşturucu satıcısı olduğu düşüncesine kapıldım. Yolcuların adları, şirketin bana bildirdiğinden farklıydı ve 7 farklı noktaya gideceklerini söylemişlerdi. Gittiğimiz yerlerde aracın etrafını saran gençler oluyordu. Bu olaydan kısa bir süre sonra da aynı şirketin 3 alkollü erkek yolcusunu dondurucu soğukta, gece 01.30 sıralarında bana yönelik kaba davranışları nedeniyle araçtan indirdim. Yaşadığım olumsuz deneyimler beni kendi şirketimi kurarak bağımsız çalışmam gerektiğine ikna etti ve öyle de yaptım."

Mesleği konusunda ailesinin ne düşündüğü sorusuna Şikago’nun "Şoför Nebahat"ı, "Aem ve Babam Silivri'de yaşıyor. Çocukken babam bana ne olacağımı sorduğunda ‘şoför’ cevabını verirdim. O da bana kızar, ‘Sen erkek misin? Bu da nereden çıktı’ derdi. Meğerse kaderimmiş, şu an şoförlük yapıyorum. Aem ve babam benim için çok tedirgin oluyor ve bir an önce Türkiye’ye dönmemi istiyor" yanıtını verdi.

Birlikte her türlü zorluğa göğüs gerdiği oğlunun en büyük destekçisi olduğunun altını çizen Güven, yaklaşık 1 yıl önce evlendiği eşinin de kendisi gibi limuzin şoförü olduğunu ve iş ortamında tanıştıklarını söyledi.

Eşinin, kendisini en iyi anlayan kişilerden birisi olduğunu dile getiren Güven, "Karı koca aynı mesleği yapıyor olduğumuz için kendimi çok şanslı hissediyorum. Eşim başka bir meslekten olsaydı beni bu kadar iyi anlayamazdı" dedi.

OĞLUNUN TEK ŞİKAYETİ UZUN ÇALIŞMA SÜRELERİ

Şikago’nun "Şoför Nebahat"ının kocası Ethem Güven ise limuzin şoförlüğünün, uzun çalışma saatleri nedeniyle kadınlar için daha zor bir meslek olduğunu kaydetti.

Limuzin şoförlüğünün zorluklarının yanı sıra olumlu yanlarının da bulunduğuna dikkat çeken Ethem Güven, "İşin çok ağır olmaması ve daha saygın yolcu portföyüne sahip olması mesleğimizin pozitif yanları. Ayrıca bu işi yapan kadınların bahşiş noktasında erkeklere oranla daha avantajlı olduklarını düşünüyorum" diye konuştu.

Aesinin özverili çalışmaları okulunda elde ettiği başarılarla karşılıksız bırakmayan Güven’in 17 yaşındaki oğlu Miraç Canberk Kara da “Liseyi bitirdikten sonra bilgisayar mühendisi ve avukatlık eğitimleri almayı planlıyorum. Aemin bizim için yaptığı fedakarlıkların farkındayım. Mesleğiyle ilgili tek şikayetim yoğun çalışma saatleri nedeniyle birlikte daha fazla zaman geçiremiyor olmamız diyebilirim.” değerlendirmesinde bulundu.

Şikago’nun "Şoför Nebahat"ı ile yaptığı yolculuğun görüntülenmesini kabul eden bir hastanede yönetici Christopher Setzler, "Philadelphia’lıyım ve işim gereği Şikago’ya taşındım. Şikago’ya geldiğimde Aysel beni havaalanından alarak işyerime bıraktı. O günden bu yana yaklaşık 4 yıldır kendisi ile çalışıyoruz. Çok iyi ve dakik bir şoför. Kendisinden çok memnunum" ifadelerini kullandı.

Kaynak: HABER7.COM

Güncelleme Tarihi: 26 Haziran 2017, 16:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER