25.12.2020, 19:11

KURAN’I KERİMDE ALLAH, MÜ’MİN OLARAK KİMLERDEN BAHSEDİYOR;

 

İnsanların genel düşüncesi mutlu olmak ve kıyametten sonra da cennette yaşamak; tabi bu belirsizliği bir parça olsun bir ümit olsun diye din görevlileri günahlarınız kadar cehennemde kalacak sonra cennete gireceksiniz uydurması ile insanların bu dünya yaşantısında Allah’ın İslam dinini (Allah’a teslim olma dinini) öğrenme ihtiyacı duymuyorlar. Bu insanların mutluluğun ne anlama geldiğini bilemedikleri ve hiçbir zaman yaşayamayacakları kavgalı ve mutsuz bir dünya yaşamını istemeyerek seçmek zorunda kalmalarına neden oluyor.

Peki, Allah; insanları mutlu olsunlar diye yarattığı halde neden sıkıntı içinde geçen hayatları var?

NAHL - 97:Men amile sâlihanmin zekerin ev unsâ ve huvemu’minun fe le nuhyiyennehuhayâtentayyibeh(tayyibeten), ve le necziyennehumecrehumbiahsenimâkânûya’melûn(ya’melûne).

Mü'min olan kadın ve erkekten kim salih (nefsini tezkiye ve tasfiye edici) amel işlerse, o taktirde ona mutlaka tayyib (temiz, helâl) bir hayat yaşatırız. Ve onları, mutlaka yapmış oldukları amellerin ecirlerinden (bedellerinden), daha ahseni (güzeli) ile mükâfatlandıracağız.

Rabbimiz böyle bir vaatte bulunduğuna göre, neden korku ve telaş içinde yaşarız ki?

Burada tek cevap var oda MÜ’MİN miyiz değil miyiz? Kendimizi sorgulamak gerekmektedir. Çünkü mutlu bir dünya ve ahiret hayatımız buna bağlıdır.

O zaman Allah’a göre MÜ’MİN nasıl olunur?

NİSA - 12:Ve men ya’melminessâlihâtimin zekerin ev unsâ ve huvemu’minun fe ulâikeyedhulûnel cennete ve lâ yuzlemûnenakîrâ(nakîren).Ve erkeklerden ve kadınlardan kim salih amelde bulunursa, kim salih amel işlerse yani nefsi (tezkiye edici amel) işlerse onlar,MÜ'MİNLERDİR. İşte onlar, cennete girerler ve onlara zerre kadar, hurma çekirdeğinin lifi kadar zulüm yapılmaz.

Rabbimiz ayette salih amel işleyenlerden bahsetmiş, yani insan nefsini ıslah eden amel; peki nefsimizin nasıl ıslah edici amel işleyeceği hakkında bilginiz var mı? Mutlaka birçok duyumlarınız vardır, belkide bu duyumları uyguluyorsunuz da, iyide o zaman nefsinizdeki kötülükler yok olup iyiliklerin sahibi olan bir insan ola biliyormusunuz?

AL-İ İMRAN - 119:Hâ entumulâituhıbbûnehum ve lâ yuhıbbûnekum ve tû’minûne bil kitâbikullih(kullihi), ve izâlekûkumkâlûâmennâ, ve izâhalevaddûaleykumulenâmileminelgayz(gayzi), kul mûtûbigayzikum, innallâhealîmunbizâtissudûr(sudûri). (Ey mü'minler)! Siz öyle kimselersiniz ki; onlar, sizi sevmedikleri halde siz, onları seversiniz ve siz Kitab'ın bütününe îmân edersiniz. Onlar, sizinle karşılaştıkları zaman: “Îmân ettik.” derler. Ama tenhada, kendi başlarına kaldıkları zaman size olan öfkelerinden (dolayı), parmak uçlarını ısırırlar. De ki: “Öfkenizle ölün.” Hiç şüphesiz Allah, sinelerde olanı bilir.

Bizlere kötü davranan insanların dahi bizim mutsuz olmamıza bir sebep olamazlar eğer Kuran-ı Kerimin tümünü yaşarsak. Gerçek dini yaşamış oluruz Rabbimiz bu konuda işaret etmiş.

MAİDE - 68:Kul yâehlelkitâbi! lestumalâşey’inhattâtukîmûtTevrâtevelİncîle ve mâunzileileykumminrabbikum ve le yezîdennekesîrenminhummâunzileileykeminrabbiketugyanen ve kufr(kufren), fe lâ te’sealâlkavmilkâfirîn(kâfirîne).De ki; "Ey Ehli Kitap! Tevrat'ı, İncil'i ve size Rabb'iniz tarafından indirileni, yerine getirip uygulamadıkça siz birşey (bir din) üzerinde değilsiniz. Ve sana Rabb'inden indirilen, mutlaka onların birçoğunun azgınlık ve küfrünü artırır. Artık senkâfirler topluluğuna üzülme.

Rabbimiz Kuran-ı Kerimi okuyup anlamamızın yeterli olmadığını, anladığımız ayetlerinde yaşanmasını istemektedir. Bilip de yapmamak küfürde olanların işidir. Bu neden ile Rabbimiz bizlere sahabeyi örnek gösteriştir;

BAKARA - 214:Em hasibtum en tedhulûl cennete ve lemmâye’tikummeselullezînehalevminkablikummessethumulbe’sâuveddarrâu ve zulzilûhattâyekûlerresûluvellezîneâmenûmeahumetânasrullâh(nasrullâhi), e lâ innenasrallâhikarîb(karîbun).Yoksa siz, kendinizden önce geçenlerin başına gelenlerin, sizin de başınıza gelmedikçe, cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Onlara öylesine şiddetli belâ ve sıkıntılar (felâketler) dokundu ki, resûl ve onun yanındakiâmenû olanlar: “Allah'ın yardımı ne zaman?” diyecek kadar sarsıldılar. Allah'ın yardımı mutlaka yakındır, (öyle) değil mi?

O zaman sahabe kuranın tümünü öğrenerek yaşamışlar. Kimden, peygamberimizden; bu konuda peygamberimiz ne söylemiş,

YUSUF - 108:Kul hâzihîsebîlîed’ûilallâhialâbasîretin ene ve menittebeanî, ve subhânallâhi ve mâ ene minelmuşrikîn(muşrikîne). De ki: “Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek, Allah'ı görerek) Allah'a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur. Allah'ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden değilim.”

Peygamber Efendimiz insanları Allah’a davet etmiş, iyide bizi Allah’a davet eden kimse yok ki vardır da, ya duymadık veya önemsemedik. Ama her gün inanan kişiler Fatiha suresini defalarca okur okuruz da neden yaşamayız ki?

FATİHA - 5:İyyâke na’budu ve iyyâkenestaîn(nestaînu). (Allah'ım!) Yalnız Sana kul oluruz ve yalnız Senden İSTİANE isteriz.

Allah’a kul olmak istiyoruz ve bunun için Allah’dan yardım istiyoruz.

FATİHA - 6:İhdinas sırâtelmustakîm(mustakîme). (Buistiane'n ile) bizi, SIRATI MUSTAKÎM'e (Allah'a ulaştıran yola) hidayet et (ulaştır).

Allah’a kul ola bilmek için sıratı müstakimi istiyoruz; Neden? Çünkü Rabbimiz sıratı müstakimde olanlar için kendisine kul olduğunu söylüyor.

YASİN - 61:Ve eni’budûnî, hâzâsırâtunmustekîm(mustekîmun). Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dairahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.

Neden Sıratı Mustakîm üzeri olmamız gerekiyor dersek? Gene cevabı Rabbimiz kendisine ulaştıran yol diyor

NİSA - 175:Fe emmellezîneâmenû billâhi va’tesamûbihî fe se yudhıluhum fî rahmetin minhu ve fadlın ve yehdîhimileyhisırâtanmustekîmâ (mustekîmen). Allah'aâmenû olanları ve O'na sarılanları (sarılmayı dileyenleri), Allah kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, Kendisine ulaştıran Sıratı Mustakîm'e (Allah'a ulaştıran yola) hidayet edecektir, ulaştıracaktır.

Bu ayetten anlayacağımız Sıratı Mustakîm üzeri olmak sadece kul olmayı değil aynı zaman da Allah’a kul olmak değil Allah’a AMENÛ olmayı ve Allah’a sarılmayı(kavuşmayı, ona ermeyi ermişlerden olmayı) ve derviş denilen Allah’ın veli kullarından olabilmeyi de sağlıyor.

Rabbimiz Kuran-ı Kerimi yaşayanlar dini yaşıyor derken bizler kurandan uzaklaştıkça uzaklaşmışız İslam’ı farz olan beş şarta indirmişiz.

NE OLACAK BU HALİMİZ?

Kimse mutluluğu bilmiyor, kimse tevhidi oluşturacak hidayet dinini yaşamıyor; ACABA BU ŞARTLARA GÖRE KULMUYUZ?

Kulluğumuz kime acaba Allah’a mı? Yoksa iblise mi? Ne de olsa Rabbimiz uyarmış şeytana kul olmamamızı da ne yaptığımızın farkında değiliz;

YASİN - 60:E lema’hadileykumyâ benî âdeme en lâ ta’budûşşeytân(şeytâne), innehulekumaduvvunmubîn(mubinun).

Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dairahd almadım mı? Muhakkak ki o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.

Aslında felaha nasıl ereceğimizi rabbimiz ayet ile belirtmiş,

ŞEMS - 7:Ve nefsin ve mâsevvâhâ.Nefse ve onu sevva edene (dizayn edene) (andolsun).

ŞEMS - 8:Fe elhemehâfucûrehâ ve takvâhâ.Sonra ona (nefse) fücurunu ve takvasını ilham etti.

ŞEMS - 9:Kad efleha men zekkâhâ.Kim onu (nefsini) tezkiye etmişse felâha (kurtuluşa) ermiştir.

Hani çevremizde veya din öğretmekle görevli kişiler vardır; benim kalbim temiz derler işte bu bir kocaman yalandır. Çünkü hiçbir insan nefsi terbiye olmadıkça iyiliği emreden bir nefsi yoktur.

YUSUF - 53:Ve mâuberriunefsî, innen nefse le emmâretunbissûı illâ mâ rahime rabbî, innerabbîgafûrun rahîm(rahîmun). Ve ben, nefsimi ibra edemem (temize çıkaramam). Çünkü nefs, mutlaka sui olanı (şerri, kötülüğü) emreder. Rabbimin Rahîm esmasıyla tecelli ettiği (nefsler) hariç. Muhakkak ki Rabbim, mağfiret edendir (günahları sevaba çevirendir). Rahîm'dir (rahmet nurunu gönderen ve merhamet edendir).

Onun için Rabbimiz kimse kendi nefsini temizleyemez diyorsa;ve Allah dilediğinin nefsini temizler diyorsa; bizlere dini öğretenler farkına varmadan Allah’ın emri ile değil de birilerini sözü ile dini yaşatıyorsa, bu güzel insanlara ve hatta dini ikame etmek ve ettirmek ile görevli bu millete kötülük ve Allah’a karşı düşmanlık yapılmıyor mu? 

NİSA - 49:E lem tere ilellezîneyuzekkûneenfusehumbelillâhuyuzekkî men yeşâu ve lâ yuzlemûnefetîlâ(fetîlen). (Habibim), nefslerini tezkiye ettiklerini söyleyenleri görmedin mi? Hayır, öyle değil (nefsini tezkiye ettiğini söyledi diye kimsenin nefsi tezkiye olmaz). Ancak Allah, dilediği kişinin nefsini tezkiye eder. Ve onlar, hurma çekirdeğinin ince ipliği kadar bile zulüm olunmazlar.

İşte ben MÜ’MİNİM derkenAllah’a karşı yalan söylemiş olmayalım, Allah korusun yoksa bedelini ağır öderiz. Neden mi?

EN'AM - 21:Ve men azlemumimmenifterâalâllâhikeziben ev kezzebebiâyâtih(âyatihî), innehu lâ yuflihuzzâlimûn(zâlimûne).

Allah'a karşı yalanla iftira eden veya onun âyetlerini yalanlayan kimselerden daha zalim kim vardır? Muhakkak ki O, zalimleri felâha ulaştırmaz (kurtuluşa eremezler).

Buna da bir bahane bulmuşlar günahlarımız kadar yanıp cennete geçeceğiz diye. Nasıl bir hesabın içine gireceklerinin farkında değiller.

Kıyamet ten sonra kazandıklarımız kaybettiklerimizi geçecek mi acaba? Çünkü Allah’ın kitabına göre yaşanmayan bir dünyadayız da;

MU'MİNUN - 102:Fe men sekuletmevâzînuhu fe ulâikehumulmuflihûn(muflihûne).O zaman kimin mizanı (sevap tartıları) ağır gelirse işte onlar, felâha erenlerdir.

MU'MİNUN - 103:Ve men haffetmevâzînuhu fe ulâikellezînehasirûenfusehum fî cehenneme hâlidûn(hâlidûne).Ve kimin mizanı (sevap tartıları), hafif gelirse işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır.

MU'MİNUN - 104:Telfehu vucûhehumunnâru ve hum fîhâkâlihûn(kâlihûne).Onların (ızdıraptan) ekşimiş olan yüzlerini ateş yalar.

MU'MİNUN - 105:E lemtekunâyâtîtutlâaleykum fe kuntum bihâtukezzibûn(tukezzibûne). Âyetlerim size okunurken; onları tekzip edenler (yalanlayanlar), siz değil miydiniz?

MU'MİNUN - 106:Kâlû rabbenâgalebetaleynâşıkvetunâ ve kunnâkavmendâllîn(dâllîne).Dediler ki: “Ey Rabbimiz! Şâkîliğimiz (azgınlığımız), bize gâlip geldi ve biz, dalâlette olan bir kavim idik.”

MU'MİNUN - 107:Rabbenâ ahricnâminhâ fe in udnâ fe innâzâlimûn(zâlimûne).Rabbimiz, bizi oradan (cehennemden) çıkar. Bundan sonra dönersek; o zaman biz, mutlaka zalimler oluruz.

MU'MİNUN - 108:Kâlahseû fîhâ ve lâ tukellimûn(tukellimûni).Dedi ki: “Orada (cehennemde) kalın ve bana (bir şey) söylemeyin!”

İnsanların kurandan sorumlu olduğunu söyler de Rabbimiz fakat İslam’ın beş şartından oluşmuş bir din değil ki!

ZUHRUF - 44:Ve innehu le zikrun leke ve li kavmik(kavmike), ve sevfetus’elûn(tus’elûne).Muhakkak ki O (Kur'ân), senin için ve senin kavmin için mutlaka bir zikirdir (öğüttür). Ve siz, (Kur'ân'dan) sorumlu olacaksınız

O zaman bizler MÜ’MİN birer kul olalım ki Tevhit dinini yaşaya bilelim. Bu da Allah izin verirse.

YUNUS - 100:Ve mâkâne li nefsin en tu’mine illâ biiznillâh(iznillâhi), ve yec’alurricsealellezîne lâ ya’kılûn(ya’kılûne).Ve Allah'ın izni olmaksızın, bir kimsenin (bir nefsin) mü'min olması (mümkün) olamaz. Ve (Allah), akıl etmeyen kimselerin üzerine ceza (azap, pislik) verir.

O zaman Rabbimizin izni ile nasıl Mümin olacağız? Allah dilerse mutlaka oluruz da bizim de Allah’ın dostuolmayı onun devamlı yardımını alabilmeyi kalbi ve samimi talebimizle olması gerekmez mi?

İNSAN - 29:İnne hâzihîtezkireh(tezkiretun), fe men şâettehaze ilâ rabbihîsebîlâ(sebîlen).Muhakkak ki bu bir öğüttür. Artık kim dilerse Rabbine bir yol ittihaz eder (edinir).

Rabbimiz dileyin diyor, dilersek her şeyi kendi yapacak. O zaman ona MÜLAKİ olmayı, Allah’a teslim olmayı ve Allah’ın dostu olmayı dilememiz samimi isek yetecek.

ANKEBUT - 5:Men kâneyercûlikâallâhi fe inneecelallâhileât(leâtin), ve huvessemîulalîm(alîmu).Kim Allah'a mülâki olmayı (hayattayken Allah'a ulaşmayı) dilerse, o takdirde muhakkak ki Allah'ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah'a ulaşacaktır). Ve O; en iyi işiten, en iyi bilendir.

NEDEN DURUYORUZ Kİ BİRAN ÖNCE DİLEYİM VE ALLAHDAN YOLUMUZU HER NAMAZIMIZIN ARKASINDAN SORALIM VE TEVHİDİ OLUŞTURUP KÖTÜLÜLLERİ YOK EDELİM İNŞALLAH.

Rabbimiz hepimizin yardımcısı olsun.

 

Yorumlar (0)
14°
açık
Günün Anketi Tümü
Çay 'Şekerli' mi, 'Şekersiz' mi İçilmeli?
Çay 'Şekerli' mi, 'Şekersiz' mi İçilmeli?
Namaz Vakti 25 Ocak 2021
İmsak 05:59
Güneş 07:28
Öğle 12:35
İkindi 15:09
Akşam 17:33
Yatsı 18:56
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Galatasaray 20 39
3. Fenerbahçe 19 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Trabzonspor 20 33
6. Hatayspor 20 32
7. Alanyaspor 19 31
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 20 23
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. Samsunspor 18 36
3. İstanbulspor 17 34
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Akhisar Bld.Spor 18 16
15. Menemen Belediyespor 17 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Celta de Vigo 20 24
10. Cádiz 20 24
11. Levante 19 23
12. Getafe 18 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13

Gelişmelerden Haberdar Olun

@