Müzik dünyasında bilgisi, deneyimi ve gerçekleştirdiği projeleriyle öne çıkan Can Şengün’ün birbirinden değerli sanatçıların yer alacağı ve izleyicilerine unutulmaz anlar yaşatacağı “Can Şengün ile Sıkı Fıkı” adlı yepyeni program serisinin Zorlu PSM’deki ikinci konuğu Cem Yılmaz oldu!

İSTANBUL (İGFA)- “Can Şengün ile Sıkı Fıkı” serisi, başarılı müzisyen, prodüktör ve içerik üreticisi Can Şengün’ün temposu hiç düşmeyen danslarla, oyunlarla ve daha önce rastlanmamış yarışma bölümleriyle gerçekleştirdiği ikinci bölümünde konuğu Cem Yılmaz oldu. “Can Şengün ile Sıkı Fıkı” programında Can Şengün ve orkestrası eşliğinde Cem Yılmaz’ın sıra dışı enstrümanlar kullanarak multi-enstrümantalist şovlarına Kenan Doğulu, Gaye Su Akyol, Gökhan Türkmen ve Ceylan Ertem eşlik ederken genç yeteneklerimizden Dilan Balkay’ın etkileyici performansı ile temposu bir an bile düşmeyen unutulmaz bir gece yaşandı. 

Çevresi epey müzisyen dostlarla çevrili olan ve müzisyenliğe de bir hayli hayranlığı olan Cem Yılmaz, müzikle olan ilk ilişkisini anlattığı anısında “Yurdaer Doğulu’nun müzik okulu vardı Bakırköy’de belki biliyorsunuzdur… bir gün okuluna kaydolmak için gittim ancak kontenjanlar dolu olduğu için Önder Bali müzik okuluna yazılmıştım. Piyano öğrenmek istedim fakat bende nasıl bir şey gördülerse “sen Org’a başla” dediler.

O zamanlarlar da Samatya’da oturuyorum dedim herhalde kiliseden iyi para verirlerse bu işi devam ettiririm ben. “Org’a başla sen” dedikleri dönem de 80’lerin başları yani bugünkü Org’lar gibi değil tek tuşu var hani akompanya yani ‘sigarası yaldızlı dıt dırı dıt dıt’ şeklinde. Baktılar Önder hoca bize bu şarkıları öğretmeye çalışıyor hemen hocamız değişti. Genç bir kız girdi dersimize ve o da ilk dersimizde ‘koy bakalım parmaklarını klavyenin üzerine bir bakayım’ dedi ve baktı ‘aa sen tırnaklarını mı yiyorsun’ dedi. Ben de bıraktım çalmayı çünkü tırnaklarımı yiyordum. Ben devam etmedim ama benle paralel o dönemler Fazıl Say da bu işe merak salmıştı.” şeklindeki esprili anısıyla stüdyodaki herkesi kahkaha krizine soktu. 

Cem Yılmaz, “Can Şengün ile Sıkı Fıkı” programının eğlenceli soru bölümlerinde Can Şengün’ün sorduğu “Sana oynadığın karakterlerin isimlerini okuyacağım sonra da sorum geliyor; Altan Çanlı, Fikri, Arif Işık, Müslüm Duralmaz, İskender Tünaydın, Komutan Logar, Aziz Vefa, Deli İdris, Zafer Yıldız, Ayzek, Şenay, Cemal, Cibar Kemal… kendini bu karakterlerden hangisiyle özdeşleştiriyorsun en çok?”” sorusuna “Vallahi galiba mesleki olarak kendi yazdığım hikayeler olduğu için iki tanesine kendimi çok yakın hissediyorum.

Birisi “Karakomik Filmler”deki feribot garsonu Ayzek karakteri diyebilirim. Yani benim tabii ön dişlerim yok anlamında değil ama kalpten sevdiğim bir karakterdir. Diğeri de saflık ve bir şeylerle ilgili tutkulu olma haliyle bana benzeyen “Hokkabaz” filmindeki İskender Tünaydın diyebilirim. Yani benim bugün burada yaptıklarımı saymazsak öylesi sınırsız tutkularım yoktur ama İskender Tünaydın ile feribotta çalışan Ayzek karakterini kendime yakın buluyorum. Çünkü ben 88-89 yıllarında garsonluk yaptım, çalıştım, Ayzek’in yaptığı işi yaptım kısaca o duyguyu biliyorum.” yanıtını vererek izleyicileri önce neşelendirdi ardından da oldukça etkiledi.