Yeni şeylere başlamakta hep zorlanmışımdır. Yeni iş, yeni aşk, yeni bir yazı. Ama galiba Merhaba demekle başlamak lazım ve hani eskiden hatıra defterlerinin, rutin ilk cümlesi geldi aklıma şimdi. “bana bu temiz sayfası ayırdığın için” diye başlanırdı. Bende sevgili genel yayın yönetmenimiz, Erol Bodur Abim' e teşekkür etmekle başlamak istedim.

Evet eskidik değil mi şimdi facebook duvarına yazıyoruz, saygısız, sansürsüz. Aslında sosyal medya biz engellilerin asosyallikten, sosyalliğe geçmesini sağladı.

Evet evet ben bir engelliyim. Hemde spastik engelli, en engellisinden. Konuşma yürüme ve hareket güçlüğü çekiyorum. Hamd olsun! Hamd ediyorum çünkü belki buna mecburum ama alıştık. Bugün engellilerden yani bizden bahsedelim mi?

Bizim hiç farkımızda değilsiniz biliyorsunuz değilmi? Evet evet siz yahu. Sizinle aynı havayı soluyan insanlara ayrımcılık yapıyorsunuz. Dost acı söyler kusura bakmayın. Ama gene de sevdim ben insanlarımı hepsini ayırmadan. Bende varım tozunda hayatın demeye çalıştım hep.

Karadeniz, yeşille mavinin doyumsuz aşkının buluşma yeri. Kimine göre milliyetçi muhafazakar, kimine göre ise asi, şıradışıdır insanlarımız. Ama temizdir, doğaldır. Bunun içindirki ün salmıştır fıkralarımız. Kendimizle dalga geçebilmenin ERDEMini yaşarız, çoğu kişi bilmez bunu, anlamaz...

Burada siyaset yapacağız, burada sosyal hayattan konuşacağız, burada her telden dem vurmaya çalışacağız aslında.

Dedim ya ilklere başlarken pek başarılı değilimdir. Lazhaber'deki ilk yazımızda böyle kısa ve öz olsun. Daha çok vaktimiz var nasılsa. Değişik konularda görüşmek üzere

Selam ve dua ile...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.