Sultan II. Abdülhamit’e batılı Yahudiler defaatle Filistin’le ilgili talepleri oldu. Bunların en meşhurlarından Theodore Herzl’dir. Osmanlının en ihtiyaçlı olduğu dönemde,  tüm borcu olan 30 milyon Sterlin karşılığında Filistin’de toprak istediler. Sultan Abdülhamit bu taleplere karşısında  “kanla alınan toprak ancak kanla verilir” sözünü söyledi.  

Bir tehlikeyi sezen Osmanlı devleti, önlem noktasında kanunname ve nizamname çıkardı. Bunlar tarihi vesikalardır…

Yine yazıyorum ve yazmaya devam edeceğim.   Siyonistlerin iki büyük yalanı var. Bu yalan resmen mutfakta pişirilip servis edilmiştir.

“Filistinliler sattılar ve Filistinliler terörist” öyle mi?

Birinci yalanları; “Filistinliler topraklarını sattılar” diyerek Müslümanlarda yanlış algı oluşturmak istemişlerdir. Kısmen başarılı da oldular.

Efendim Egede, Didim’de şu kadar konut yabancılara tahsis edildi…

Güneydoğuda şu kadar arazi satıldı…

Şimdi soruyoruz; bu topraklarda yabancılara bir arazi satıldıysa veya bir bölgede iskân hakkı tanındıysa, o bölge,   devletten bağımsız otonom, özerk yapıya dönüşebilir mi?

Bunun hukuki bir karşılığı var mı?

Yok, yok böyle bir şey!

“Topraklarını sattılar” yalanının devlet kurmak için hiçbir hukuki karşılığı yoktur. 

Siyonistler, yalanlarıyla İslam âleminde  “Filistinliler topraklarını sattılar, bunlara her şey müstahaktır” algısını oluşturmak istediler. Korsan devletin bir kılıfı olmalıydı! Kısmen başarılı da oldular!

Bazı saf Müslümanlar hikmetli bir söz söylüyormuşçasına  “baksanıza, onlarda topraklarını satmasalardı” diyiveriyor.  Oysa bu Siyonist nezlesidir, virüstür, farkında değil!

Biz biliyoruz ki “hubbul vatan minel iman”, yani vatan sevgisi imandandır.  Şimdi soruyorum; Siyonistler seni senden daha iyi tanıyor olmasın!

Bu gün güneydoğuda Yahudilerin gizli gizli toprak satın aldığı söylentileri var. Olabilir. Devlet niçin var?

Kanun nizam niçin var?

Tabii ki böyle şeyler için.

Önlem alacak, hesap kitap yapacak, kanun nizam ortaya koyup uygulayacak… 

Eğer Filistin’de bir toprak satıldıysa veya Yahudiler toplu olarak iskân edildiyse, bilin ki o dönemde devlet adına görev yapan bazı hainlerin eliyle olmuştur, buna emin olun!

Yani, sorumlusu biziz.

Bu konuda kaynaklar bizi doğrular niteliktedir.  

Siyonistlerin ikinci büyük yalanı ise; topraklarını işgalden kurtarmaya çalışan Filistinlilere “terörist” yaftasıdır.    Oysa kendisi zaten terör örgütüdür. Filistin’de “korsan devlet” kurmuştur. Dünyayı aldatmanın en güzel yolu, “terörist” yaftasıdır.  ABD “barış” için Irak’ı işgal eder, İsrail’de “terörle müğcadele” için Filistin’de savunma hakkını kullanır.

Sıra bize gelince orada duracaksın. Türkiye serhat boylarında teröristlerle savaşırken bizimki “katliam” oluveriyor.Peee….   

Şimdi bazı aklı evveller  “Araplar topraklarını sattılar” diyor ya;  kardeşim, sen bırak satmayı sen bu topraklarda elin gâvuruna yeri geldi toprağını bedelsiz peşkeş çektin, peşkeş!

 Filistin dünden bu güne hala vilayet olmak isterken sen “Araplar bizi sattı, arkadan vurdu/Bir Türk dünyaya bedeldir” palavralarıyla, yalanlarıyla oyalandın durdun. Bu nasıl Arap ki seni de toprağını da satıyor?

22 milyon kilometre kareden 780 bin kilometrekareye düştün. Sonra da “kurtuldum-kurtuluş” diye diye seni efsunladılar, haberin yok!

Şimdi soruyorum; kim kimi satmış, kim neyi satmış, sen kendi kendini satışa getiriyor olmayasın!
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.