Bir kıvılcım düşer önce,

Büyür yavaş yavaş,

Bir bakarsın volkan olmuş,

Yanmışssın arkadaş.

Ortak olmak her sevince,

Her derde, kedere,

Ve yürümek beraberce, el  ele

 

32 yıllık hayatımın çok büyük kısmını İstanbul’da, aynı evde hatta aynı odada geçirmiş biri olarak yeni bir şehre alışmak epeyi güç. Taşınma telaşını yeni öğrenenlerdenim. Annemin hiç bir şey almayacağız demesine rağmen zaruri yaşam ihtiyaçları baya bir çok. Hiç birşeyin kutusunu atmıyor validem. Taşınırken lazım olacak diye. Nasipse ebedi istirahatgahıma Rize’ye geleceğim. Sizin yanınıza yani.

 

Tamam da İstanbul’daki aktif sosyal hayattan sonra, Ceylanpınar’da evden işe, işten eve mi yapacaktım? Mizacıma ters benim. Burada yaşayan halkın bir kısmıyla kaderdaşız. Memur adam şark görevine gelmİş buraya.  Evli barklı, kadını çoluğu çocuğu bırakmış gelmiş. Zor tabii. İyi ki valide yanımda. Allah ondan razı olsun.

Biraz negatif durumlar var tabii kendimi tam ifade edemediğim için sıkıntılarım oldu ilk başta ama zamanla çevremi genişletip, hadi biraz abartalım ilçede tanınır hale geldim.  Hani Ankara için memur şehri derler ya, burası da aslında memur ilçesi. Zaten ilçenin yerlisi çok az. TİGEM (Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü) burada. İlçenin ¾ ü zaten TİGEM arazisi.  Polisler, öğretmenler derken yabancı halkın aslında baskın olduğu bir ilçe. Akşamları beş altı arkadaş toplanıyoruz artık. Resmen kendi arkadaş grubum var. Levent abi, Veysel abi, Mahir’imiz, Trafikçi abimiz Mustafa ve ismini saymadığım bir çok dostum var çok şükür. Telefonda soruyorum nerdesiniz diye. “Mekandayız gel”. Emniyet çalışanı ağırlıklı bi çevrem oluştu. Trafikçi, Aşayiş, Terör vs vs. yabancısı olduğum terimlere artık aşinayım. Hatta sakın bisikletle giderken kaza yapma diyorlar bana. Bende beni düşünüyorlar derken, ikinci cümle şu: senin ifadeni almak 5 saatimizi alır. Tabii bunlar latife amaçlı.

Yapı itibariyle çok konuşmayı seven diyalog kuran biriyim. Hemşerim memleket nire diye başlarım, bi ortak konu illaki bulurum. Bunun avantajını burda çok gördüm.

Çünkü hani yeni bir dil öğrenmek zorundalar beni anlamak için, bende de inat var illa anlaşacağız diye. Herkese Volkanca. Pardon Ömerce söktürmeye başladım adeta. Buranın halkı ile ilgili zaten söylenecek çok şey yok. El üstünde tutuyorlar beni. Daha hiçbir olumsuzlukla karşılaşmadım. Herkes yardımsever, herkes ilgili. İnşallah hep böyle gider…

Selam ve dua ile demeden önce geçen yazımız “bir Hanefinin Şafi’likle imtihanı” yazısından beklediğim tepkileri aldım. Hatta ismi bende kalsın. Bir müdürüm yanıma geldi Volkan dedi “yalnız değilsin”. Yavaş yavaş Şafiliği de öğrenmeye başladık.

Selam ve dua ile…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.